Make your own free website on Tripod.com

S.B. Ana sayfaHayatta Yaşanmış İlginç Olaylar


      BİR  BARDAK  SUDA  BOĞULAN  DENİZCİ
      RÜYA  İLE  GELEN  KURTULUŞ
     
İNTERNETTEN  AHİRETE  DAVETİYE
      HIRSIN  HAYATLA  ÖDENEN  BEDELİ

BİR  BARDAK  SUDA  BOĞULAN  DENİZCİ

"İnsana en güzel sıfatı  'fani' diyen vermiştir."  Cenap Şahabeddin

Sultan II. Abdülhamid devrinde yaşamış ve Hasköylü Salih olarak bilinen yaman bir denizci vardı. İstanbul Haliç'te sandalcılık yaparak geçimini temin eden bu kurt denizci, Boğaz sularında ekmek teknesiyle tam 15 defa deniz kazası geçirmiş, hepsinden de sağ salim kurtulmak nasip olmuştu. Feleğin çemberinden geçmiş tecrübeli bir denizci olan Salih, günün birinde Hasköy'de kahvehanede otururken kahveciden içmek için bir bardak su istedi. Kaderin garip tecellisine bakın ki, 15 deniz kazasından kurtulup sağ kalabilen bu tecrübeli denizci, içtiği bir bardak sudan boğularak hayatını kaybetti.

Başa Dön    Ana sayfa

RÜYA  İLE  GELEN  KURTULUŞ

Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım:
Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım:
Ne yapıp ye'sini kahreyleyeyim, bilmem ki?
Öyle dehşetli muhitimde dönen matem ki!
Ah' Karşımda vatan nâmına bir kabristan
Yatıyor şimdi... Nasıl yerlere geçmez insan? Mehmet Akif Ersoy

Mukaddes Kitabımız Kur'an-ı Mucizül Beyan'ın 7'inci süresinin 4'üncü ayeti, 7.4 şiddetindeki o korkunç 17 Ağustos depremini şöyle haber veriyordu: "Biz nice beldeler helak ettik ki, azabımız onlara gece  yatarlarken ve gündüz uykusunda iken ansızın geliverdi." İşte akıl sahiplerinin ibret nazarlarına sunulan bu korkunç yer sarsıntısından hemen akabinde, ülkemizin dört bir yanından akın eden herkes deprem bölgesindeki eş, dost ve akrabalarının akıbetleri hakkında bilgi almak için yanlarına koşarlar. O Büyük depremin olduğu gece Çınarcık'taki evleri yıkılan Kemal Gündüz, karısı ve kızları Elif ile Ecem enkaz altında kalmışlardır. Gün ışıyıp da o bölgeye koşan Kemal Bey'in bacanağı Şadi Bey ve kurtarma ekibi belki bir ümit niyetiyle büyük bir gayretle enkazı eşelemektedirler. Bir ara çalışmaktan iyice yorulan Şadi Bey, biraz nefes alıp dinlenmek için enkazın hemen yanındaki çimenlere uzanır. Yorgunluktan uyuyakalan Şadi Bey, rüyasında Kemal Bey'i görür. Kemal Bey rüyada: "Bacanak bizi kurtarın." diye acı acı feryad ederek yardım ister. Heyecanla uykusundan fırlayan Şadi Bey, bağırarak enkazın üstünde koşuşturmaya başlar. Hemen bir kepçe
buldurup operatöre eliyle işaret eder. "Tam şuraya vur." Kepçe yıkıntıların üzerine ilk darbesini indirir indirmez, Gündüz ailesinin muhabbet kuşu yıkıntıların arasında açılan delikten kanat çırparak dışarı çıkar. Herkes ümitlenmiştir. "Kuş bu kadar saat yaşamışsa burada hayat ümidi var" demektedirler. Şadi Bey açılan delikten aşağıya doğru bağırdığında gerçekten derinlerden Gündüz ailesinin fertlerinin sesleri gelir. Bir rüya muştuya dönüşür ve bütün aile enkazın altından sağ salim çıkarlar.

Başa Dön    Ana sayfa

İNTERNETTEN  AHİRETE  DAVETİYE

"Ölüm, bizim mayamızdır. Ondan kaçmak,
kendi kendimizden kaçmaktır. Bizim bu tadını
çıkardığımız varlıkta, bayat kadar ölümün de yeri vardır.
Dünyada geldiğimiz gün, bir yandan yaşamaya,
bir yandan da ölmeye başlamaz mıyız."  Montaigne

New York sokaklarının karla kaplandığı soğuk kış günlerinin birinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde iş gezilerinde olan karı-koca, Florida da buluşup, yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede birkaç gün geçirip dinlenmeye karar verirler. Florida'ya karısından önce giden koca, ertesi gün için eşine de yer ayırttıktan sonra, ona bir e-mail gönderir. Fakat mesaj, adresi bir harf yanlış yazdığı için karısına değil de, bir gün önce ölen yaşlı bir papazın karısına değil de, bir gün önce ölen yaşlı bir papazın karısına gider. Papazın en az kendisi kadar yaşlı karısı, bilgisayar ekranındaki mesajı okuyunca korkunç bir çığlık atarak yere düşer. Kocasının ölümünden dolayı zaten çok üzgün olan kadının bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve hemen herkes, yerde yatan kadına yardım için koşuşturmaya başlar. Kadıncağız bir süre sonra kendine gelir ve ne olduğunu soranlara korku içinde bilgisayarı gösterir. Hâne halkı bilgisayara baktıklarında ekranda şöyle bir mesajla karşılaşırlar: "Sevgili karıcığım! Buraya ulaşır ulaşmaz, öncelikle yarın senin gelişinle ilgili bütün işlemleri tamamladım. Sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok çok sıcak...  Seni özlemle bekliyorum. Kocan..."

Başa Dön   Ana sayfa

HIRSIN  HAYATLA  ÖDENEN  BEDELİ

"Hırs ile mutluluk birbirlerini hiç görmezler." Benjamin Franklin

ABD'nin New York şehri, trafik yoğunluğu en çok olan dünyanın belli başlı metropollerinden biridir. İşte, New York'un bu oldukça hareketli günlerinin birinde şehrin 5'inci caddesinde yürüyen bir adama bir otomobil hafifçe çarptı. Bu istenmeyen kazada yayaya bir şey olmamıştı. Otomobilin şoförü yayayla konuştu, özür diledi ve iş tatlıya bağlandı. Fakat yaya düştüğü yerden kalkmaya hazırlanıyordu ki, hadiseyi uzaktan görüp gelen bir aklı evvel,  düşen adamın yanına gelerek yerinden kalkmadığı takdirde yaralandığını öne sürerek sigortadan hatırı sayılır miktarda para alabileceğini söyledi. Bir anda emeksiz kazanacağı yeşil dolarları gözünün önünde canlandıran adam, paranın cazibesiyle doğrulduğu yerden yeniden arabanın önüne yattı. Araç sürücüsü ise bütün bu olanlardan habersiz, adamın gittiğini düşünüp, bir an önce hadise mahallinden
uzaklaşma telaşıyla arabasını çalıştırıp gaza bastı. Bir anlık hırsa kapılan arabanın altındaki adam,
daha ne olduğunu bile anlayamadan hırsının bedelini canıyla ödedi.

Başa Dön   Ana sayfa

Eşref  KARHAN
Telif Hakkı © 2001  [S. İ. Okulu]. Tüm Hakları Saklıdır.
Son düzeltme tarihi: 20/03/02.